14 Ocak 2010 Perşembe

15.01.2010

Kabullenebilmek
Belki de becerebilmek.Anlayabilmek,kendine anlatabilmek.Zor geliyor zaman zaman ama becerebildiğimizde aslında ne kadar basit olduğunu farkediyoruz.Hep zordur zaten.Basit kelimelerden ibaret olan zorluklar.İndirgenebilmiş duygular.Sonrası biraz zarar ziyan biraz kan revan…
İkinci bir ilk olabilme ihtimalinin ne kadar az olduğunu hatta gerektiğinde yok olduğunu kabullenmek işimizi kolaylaştırmaz tabi ki.Tesellide etmez hiçbir zaman.Sadece biraz daha bilgi edinmişizdir.Hiçbir zaman bilgilerimiz yeterli seviyeye ulaşmaz.Hep biraz daha eksiktir.Bu yüzden hep öğreniriz.Çünkü her insan bir diğeri kadar cahildir.Hepimiz biraz bilge biraz körüz.Kurallar,tabular,sınırlar,duvarlar…Hiç eksilmeyecek ve artacak olan kavramlar.Bilinç altı kurbanı organizmalar toplumu.
Kendimizi anlayabilmekten yoksunken bir diğer kendini anlayabilmekten yoksun insanı anlayabilmeye çalışmak ne komik.Aynaya baktığında kendini arayan kaç kişi olabiliriz ki toplasan.Kim aramak için çabalar ki?Saatlerce bakıp görememek.Bazen bakamamak bile.Kim düşünebilir ki zaten aslında yok olmaktan ne kadar korktuğunu.Ölmek isteyip aslında ölmemek için herşeyini verebilicek kaç kişi olabiliriz ki?Kaç kişi düşünüyordur şu an bizlerin düşündüklerini?Ve bu azınlığın içinde kim en doğrusunu yapabildi?Kim uzaklara gözleriyle balıklama dalabiliyor?Kaç kişi şu an bir şarkıda kendini ısıtabiliyor?
Mantık giyinmiş bir çok söz duyarız.Kiminin üstünde emanet durur.Kiminin üzerine kalıp gibi oturmuş.O sözler vücudunuzun her organından onay alsada sol tarafta hep veto edilir.Son söz,hayatınızın anayasası,mahkemesi.Dayatmaya çalışmayın işte görüyorsunuz olmuyor.Hiçbir tarihte kabul etmemiştir kalp mantığı.Ezeli rakip.Gerçek rekabet.Adaletsiz olan duyguların tümüdür.
Korkmanın en gerçek duygu olduğunu biliriz.Hissetmeyen tek hücremiz yoktur.Korkudan korkmayacak kadar cesuruz bizler.Hazırlıklı olmasını biliriz en büyük korkuların getirebileceği yalnızlıklara.Alışkanlık bağımlılık yapmıştır bünyemizde.Artık hissedemeyecek kadar tatmışızdır.Kokusundan tanırız.Gerektiğinde tek bir kelimeyi soyup buluruz bedeninde korkuyu.Beynine dokunmuşuzdur.Utanmadan sevişmişizdir ağlayarak korkuyla.Hepimizi tanır.Tanıdıkça uzaklaşır.Zehrini bulaştırmıştır artık.Hiç ısınamazsınız bir daha…
Bizler yanlış doğumların temeliyiz.Bütün anneler pişman, bütün babalar sarhoş.Bizler çocuklarımızı öldürenleriz.Her insan gibi katiliz.Kusursuz, şerefsiz, bencil, şizofren birer katil.Milyonlarca beden, tonlarca kan, mükemmel bir gösteri, eşsiz bir şov.Gerçek, keskin, kötü bir koku.Kokuşuyoruz hepimiz, iğreniyoruz, sevişiyoruz, nefes alıp veriyoruz.Hala ağlayabiliyoruz yüzsüzce.Hala aşkı tanımlayamıyoruz, bulamıyoruz, yok edemiyoruz.Tıkılıp kaldık bu dünyaya.Neden uçamıyoruz ki?Neden hala soru soruyoruz?Gökyüzüne dokunamamak beni kahrediyor.Bulutlara üfleyip üstlerinde çocukça tepinmek istiyorum.Uyanmak istiyorum…
Bütün masalları yasaklayarak yeni bir çağ başlatmak istiyorum.O zaman kimse ağlamazdı belki.Kimse gitmezdi belki.Ölümü yenebilirdik belki.Yada bütün insanlar onurlu bir şekilde intihar edebilirdi belki.Tanrıyı affedilebilirdik böylece belki.Onu sevebilirdik belki bu kadar bencil olmasaydı.Dillerini kesebilseydik bütün martıların, denizler yokolurdu, boğmazdı belki.Eğer cesaret edebilseydik susmaya bütün dualar gerçek olurdu belki.Kabullenebilseydik insanlığımızı eğer insan diye bir şey kalmazdı…